
Ünlü mimar Zaha Hadid, WMF firması için çatal-bıçak takımı tasarladı. Şimdilik sadece Amerika’da satışa sunulan bu takım, eğlenceli formuyla başka bir dünyaya aitmiş hissi uyandırıyor. Bu ürünün satıldığı Unica Home‘da takım fiyatı 250 dolar olarak yazılmış. (6 kişilik takım fiyatı olabilir mi acaba?) Kürdandan tuvalet fırçasına kadar her şeyimize el atan Philippe Starck’a kapak olsun. Hayalgücü sadece onda mı var?
‘Tasarım’ Kategorisi için Arşiv
Bu da Starck’a kapak olsun!
9, 2007Macseverler buraya!
9, 2007
Bilgisayarı Macisntosh olanlar, onların en çok şık tasarımlarıyla gurur duyar. Mac, daha kutusu açılmadan çok özel olduğunu hissettirir. Sonunda bir Mac sahibi olunca da, evde ya da ofiste ona yer bulunamaz. Çünkü en az kendi kadar değerli bir tasarım ürünü masa ister. Öyle alelade bir masada kullanamazsınız. İçiniz elvermez…
Yeni bir site gördüm. Mac sahiplerinin bu şık tasarımlı ortam sorununa çözüm sunuyor. Rain Design Inc.‘in yeni tekerlekli Mac standları, ister oturarak (ki o zaman zaten masa gibi kullanılmış oluyor) ister ayakta kullanılabilecek iGo adı verilen son derece ilginç tasarımlar. Çok hafif olan iGo’yu evde ya da ofiste, dilediğiniz yere koyabilirsiniz. Eğer bir Airport’unuz da varsa, kablo mablo gerekmez. Hem tekerlekli, hem kablosuz, evin neresinde isterseniz çalışabilirsiniz…
iGo simdilik Türkiye’de satılmıyor. Fakat Rain Design Inc’ın sitesindeki online mağazada 333-499 USD arsında fiyatlarla satılıyor.
Macseverler buraya!
9, 2007
Bilgisayarı Macisntosh olanlar, onların en çok şık tasarımlarıyla gurur duyar. Mac, daha kutusu açılmadan çok özel olduğunu hissettirir. Sonunda bir Mac sahibi olunca da, evde ya da ofiste ona yer bulunamaz. Çünkü en az kendi kadar değerli bir tasarım ürünü masa ister. Öyle alelade bir masada kullanamazsınız. İçiniz elvermez…
Yeni bir site gördüm. Mac sahiplerinin bu şık tasarımlı ortam sorununa çözüm sunuyor. Rain Design Inc.‘in yeni tekerlekli Mac standları, ister oturarak (ki o zaman zaten masa gibi kullanılmış oluyor) ister ayakta kullanılabilecek iGo adı verilen son derece ilginç tasarımlar. Çok hafif olan iGo’yu evde ya da ofiste, dilediğiniz yere koyabilirsiniz. Eğer bir Airport’unuz da varsa, kablo mablo gerekmez. Hem tekerlekli, hem kablosuz, evin neresinde isterseniz çalışabilirsiniz…
iGo simdilik Türkiye’de satılmıyor. Fakat Rain Design Inc’ın sitesindeki online mağazada 333-499 USD arsında fiyatlarla satılıyor.
Bir nefes sıhhat gibi…
5, 2007Hollandalı mimar Hofman Dujardin kalabalık şehir hayatında “bir nefes temiz hava” özlemi çekenlerin derdine derman olacak bir çözüm geliştirdi. İlk bakışta pencere gibi görünen sistem, düğmesine bastığınızda dışa doğru açılarak minik bir balkona dönüşüyor. Bu sayede en küçük apartman dairesinin bile bir balkonu, havadar bir yeri olabiliyor. Bloomframe adıyla tescil edilen sistem satışa sunuldu.
İlginç, pratik, eğlenceli ve modern…
Bir nefes sıhhat gibi…
5, 2007Hollandalı mimar Hofman Dujardin kalabalık şehir hayatında “bir nefes temiz hava” özlemi çekenlerin derdine derman olacak bir çözüm geliştirdi. İlk bakışta pencere gibi görünen sistem, düğmesine bastığınızda dışa doğru açılarak minik bir balkona dönüşüyor. Bu sayede en küçük apartman dairesinin bile bir balkonu, havadar bir yeri olabiliyor. Bloomframe adıyla tescil edilen sistem satışa sunuldu.
İlginç, pratik, eğlenceli ve modern…
"Çılgınlık"tan fazla bir şeyler var…
31, 2007

Yine Jean Paul Gaultier… Bu kez 2007-2008 Sonbahar-Kış Erkek Koleksiyonu. Aslan yelesi saçlar, etek giyen erkekler, deriler, kürkler… Çılgınlıktan biraz daha fazlası var, bakmayı bilenler için…
Jean Paul Gaultier defilesindeki topuklu çizmeli ve etekli erkek manken yine çok konuşulacağa benziyor. Hani belden aşağısını görmesek, üstü son derece maço, karayağız delikanlı modeli ama… Bu resme bakıp abuk subuk yorumlar yapacak portaller, siteler var, biliyorum. Azıcık genel kültürü fazla olanlar Gaultier’nin eşcinsellik konusuna göndermelerini de yorumlarına malzeme yapacaklar.
Her iki resme de daha objektif bakın: Öncelikle bu bir şov. Daha güzel görünecekse abartmanın ne sakıncası var? Soğuk mint yeşili bir fonda tarçın rengi ve kahverengi tonlarında giysiler giymiş mankenler yürüyor. O soğuk yeşil tonu uzay filmi dekoru ya da ameliyathaneyi çağrıştırıyor.
Saçları, bıyıkları abartılmış, kahverengi yün, deri, kürk, kadife giysili mankenler Maymunlar Cehennemi filminden fırlamış gibiler… Bu kontrastın bir kurgu, bir altını çizme, bir fosforla işaretleme olduğu apaçık.
Bu tuhaf atmosfer bize ne anlatmaya çalışıyor? Renkler, kesimler, modeller, aksesuarlara göz gezdiriyoruz. Mükemmel kesimli ceketler, mükemmel kalıplı ayakkabılar hiç de marjinal görünmüyor. Son derece şıklar. Trikolar da öyle…
Gaultier işini çok iyi bilen bir modacı. Kalıptan, kumaştan, dikişten çok iyi anlıyor. Ama bir modacıyla bir terziyi birbirinden ayıran şey, tasarımlarinın altında yatan felsefe. Gaultier insanlığı meşgul eden meseleleri inceliyor, kurcalıyor, “olaylara bir de tersinden bakıyor”.
Kadın-erkek davranışları, rol modelleri, imaj takıntımız, dünyayı ve doğayı nasıl algıladığımız, estetik anlayışımız… Aslında her şeyi kendince yorumluyor ve şovu sırasında mesajlarını veriyor.
“Çılgın modacı erkeklere etek giydirdi” demek, bilmeden anlamadan yapılmış son derece sığ bir yorum olur. Tıpkı Rönesans resimlerine bakıp “O zamanlarda porno yoktu, insanlar bunlarla vakit geçiriyordu” demek gibi… Gülmeyin, en ciddi ortamlarda bile böyle konuşanlar var…
Buradan defilenin tümünü izleyebilirsiniz. Erkek giysisi giymiş kadınlar da etek ve tight giyen erkekler kadar şovun bir parçası. Askıda ya da mağazada görseniz beğenmeyeceğiniz bir giysi görebiliyor musunuz? Sonra tekrar bakın ve düşünün: İnsanların saçları aslan yelesi gibi kabarık olduğunda mı kürk giyerek kendi doğalarına uygun davranıyorlar, yoksa traşlı ve briyantinli olduğunda mı? Kürk giymemek bizi daha fazla doğa dostu mu yapıyor?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Yiğit Yazıcı
29, 2007Ressam Yiğit Yazıcı’nın web sitesini sağdaki “Bunlara da göz atın” bölümüne ekledim. Yiğit, günlük hayatta kullandığımız pek çok nesneyi resimleriyle bütünleştirerek birer sanat eserine dönüştürüyor. Nisan’daki yeni sergisi RENK için hazırlıklarını sürdürüyor şu aralar. RENK’te çok ilginç çalışmalarını göreceğiz Yiğit’in, şimdilik buradan geçmiş dönem çalışmalarına göz atabilirsiniz. Sağdaki resim Yazıcı’nın serigrafilerinden birine ait.
NOT: Yiğit, siten çok güzel ama yeni işlerini de eklmelisin!!!
Yiğit Yazıcı
29, 2007Ressam Yiğit Yazıcı’nın web sitesini sağdaki “Bunlara da göz atın” bölümüne ekledim. Yiğit, günlük hayatta kullandığımız pek çok nesneyi resimleriyle bütünleştirerek birer sanat eserine dönüştürüyor. Nisan’daki yeni sergisi RENK için hazırlıklarını sürdürüyor şu aralar. RENK’te çok ilginç çalışmalarını göreceğiz Yiğit’in, şimdilik buradan geçmiş dönem çalışmalarına göz atabilirsiniz. Sağdaki resim Yazıcı’nın serigrafilerinden birine ait.
NOT: Yiğit, siten çok güzel ama yeni işlerini de eklmelisin!!!
Madonna’yı Jean Paul Gaultier giydirmesin de kim giydirsin?
26, 2007
Moda dünyası Jean Paul Gaultier’yi “yaramaz çocuk” olarak anıyor. O, cesur ve abartıyı seven, zaman zaman provakatif tasarımlarıyla her zaman ilgi çekmeyi başarıyor. Günümüzde couture tasarım yapan moda evleri tek tek kapanırken, Gaultier hala ayakta. Bu yıl Paris Moda Haftası’ndaki şovuyla yine büyük beğeni alan Jean Paul Gaultier’nin 2007 koleksiyonu Hristiyanlık’taki ikonalardan ve kilise dekorlarından ilham almış. Bu koleksiyonun slideshow’unu hem style.com‘dan hem de elle.com‘dan izleyebilirsiniz.
Konu din olunca, insanlığın son 2000 yılını şekillendiren Hristiyanlık ve ona bağlı kavramların sanatçılarin zihinlerini meşgul etmemesi mümkün değil. Madonna da kliplerinde zenci peygamber kullandı, sahnede kendini çarmıha gerdirdi. Bu yüzden moda dünyasının “yaramaz çocuğu”ile müzik dünyasının “asi kızı”nın birbirine hayranlığı çok anlaşılabilir bir şey. Madonna her ne kadar şimdilerde şatoda yaşayan üç çocuk annesi olarak Vogue dergisine Ingiliz soylusu pozları verse de, şovlarında çoğunlukla Gaultier’nin tasarımlarını giyiyor. Öyle bir divaya yakışan da bu elbet…
Gaultier’nin modellerinin başlarında harelerle podyumda salınan halleri bu sefer daha dingin geldi bana. Eminim pek çok tutucu Hristiyan dini sembollerin modaya malzeme edilmesine kızacaktır ama, Gaultier’nin cüretkarlığının nerelere vardığını hatırlayacak olursak, bu koleksiyonun meseleyi masumca teatralleştirdiğini söylemek mümkün.
Andy Warhol Hala Çok Moda
25, 2007Andy Warhol desenlerinden Seiko tarafından sınırlı sayıda üretilen saatler hakkında bilgi almak için tıklayın.


